|
| Binlerce yıl
önceye dayanan tarihi, hala araştırılıyor. Oldukça fazla
sayıda arkeolojik kalıntı barındıran yarımada, tarih
boyunca önemli uygarlıklara yataklık etmiştir. Bunlardan
en önemlisi Knidos antik kentidir. Yarımadada bulunan yakın
döneme ait 28 kilise kalıntısı, bölgenin aynı zamanda
mistik bir kökene sahip olduğunun kanıtıdır. Genel
tarihini kısaca özetlersek; Antik çağda Knidos adıyla anılan
Datça Kenti M.Ö. 7. y.y.'da Teselya bölgesinden gelen
Dorlar tarafından kurulmuştur. Kent M.Ö. 6. Yüzyılda
Lidya'lıların sonra da Pers'lerin egemenliği altına girmiş,
bundan sonra sırasıyla M.Ö. 4. Yüzyılda Büyük İskender'in,
M.Ö.120 yılında Roma İmparatorluğu'nun ve M.S.395 yılında
Bizans İmparatorluğu'nun egemenliği altına girmiştir. Muğla
ili 12. Yüzyılda Selçuklu İmparatorluğu'nun egemenliği
altına girmiştir. Yine 12. Yüzyılda Osmanlı Devleti'nin,
15. Yüzyılda Menteşe Beyliği'nin ve 16. Y.y.da Osmanlı İmparatorluğu'nun
bir parçası olmuştur. Büyük İskender döneminde nüfusu
60.000'i aşan Knidos'ta halk denizciliğin yanısıra bağcılık
yapar, taıl yetiştirir, şarap ve zeytinyağı gibi ürünleri
Akdeniz limanlarında satardı. |
“Eşsiz doğa,
pırıl pırıl bir deniz ve tarih... İşte özetle Datça.
Üstelik bir ayağınız Akdeniz'in, bir ayağınız Ege'nin
sularında serinleyebileceğiniz tek yer.Datça, bulunmaz doğası,
zengin tarihi, eşsiz denizi ile cennet köşelerimizden biri
olmasına karşın, turizm açısından fazla gelişmeyen bir
yöremiz.
Datça'yı çoğumuz henüz tanıyoruz ama, tarihi çok
eskilere gidiyor. Bizim, yolu virajlı diye gitmeye üşendiğimiz
Datça'ya Karlar, Mısırlılar, Hititliler, İskitler,
Asurlular, Dorlar, Persler, Spartalılar, Atinalılar üstelik
yol yok, iz yokken gitmeye üşenmemişler. Büyük İskender
bile işi gücü bırakmış, havasını teneffüs etmeye,
denizinde serinlemeye buralara gelmiş.Datça'da hangi taşı
kaldırırsanız altından tarih çıkıyor. Dorlar, burada 50
kadar yerleşim yeri kurmuş. Yarımadanın nüfusu 100 binin
üzerine çıkmış. Aradan 2 bin 700 yıl geçmiş, bugün nüfusu
taş çatlasa 35 bin. Ben hep demiyor muyum? Eskinin insanları
yaşanacak yerleri bizden iyi biliyorlarmış.Datça'nın
çevresinde karadan, denizden gidebileceğiniz birbirinden
güzel pekçok yerleşim yeri ve koylar var. Palamutbükü,
Mesudiye, Adatepe Koyu, Domuz Çukuru, Mağara Koyu, Kargı
Koyu, Çiftlik Limanı, Kuruca Bükü,Akvaryum Koyu bunlardan
sadece birkaçı.Bu arada Knidos'a da uğramayı sakın
unutmayın. Burada tarih ve deniz içiçe. Günlük tekne
turlarıyla giderseniz, hem diğer koylarda da denize girer,
hem de zevkli bir yolculuk yapmış olursunuz.
Datça'yı tertemiz bir hava soluyarak, sessiz sakin bir
tatil yapmak isteyenlere öneririm. Üstelik burada fiyatlar,
diğer tatil yörelerine göre hayli mütevazi. Adı
"virajlıya" çıkan enfes yolu, dağları kaplayan
çam ormanlarının içinden geçiyor. Deniz bir solunuzda,
bir sağınızda... Manzarasına doyum olmuyor.
Nasıl gidilir?
Datça'ya Ankara, İstanbul, İzmir'den direkt otobüs
seferleri var. Olmadı Marmaris-Datça 75 kilometre. Özel
otomobilinizle giderseniz, yolu virajlı. Bir bölümünde
genişletme çalışmaları tamamlanmış. Özellikle gece
giderseniz aracınızı yavaş ve dikkatli kullanın.
Datça'ya bir diğer ulaşım yolu da Bodrum'dan karşılıklı
olarak kalkan feribotlar. Binmesi, kalkması, yanaşması,
inmesi 1.5 saat sürüyor. Feribot, 4 kilometre mesafedeki
Körmen'den kalkıyor. Bu yolu günübirlik Bodrum gezileriniz
için de kullanabilirsiniz. |
Datça hakkında daha
detaylı bilgi için;www.datcalife.com
|
|